Ramazan ayı, Müslümanların manevi hayatında derin bir öneme sahiptir. Bu dönem, ibadetlerin yanı sıra çeşitli geleneksel etkinliklerle de doludur. Bu etkinliklerden biri de şüphesiz ki sahura kalkılacağını müjdelerken çalınan davuldur. Geleneksel Ramazan davulcuları, bu ay boyunca sokaklarda dolaşarak, köylerin ve mahallelerin huzurunu sağlarlar. Ancak, bu yıl Ramazan'a çok özel bir davulcu katıldı: Türkiye'nin en küçük Ramazan davulcusu, 6 yaşındaki Ali Can.
Ali Can, İstanbul'un Bağcılar ilçesinde yaşayan minik bir çocuk. Ailesi, Ali Can'ın müzikle iç içe büyümesini istemiş ve bu nedenle erken yaşlardan itibaren ona çeşitli enstrümanlar öğretmeye başlamışlar. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte, Ali Can’ın babası, ona geleneksel davul çalmayı öğretmeye karar verdi. İlk başta şaka gibi görünen bu fikir, zamanla Ali Can'ın yoğun çalışmaları sayesinde ciddi bir projeye dönüştü. Minik davulcu, sokaklarda sahura kalkılacağına dair davetler yaparken, büyüklerin de ilgisini çekmeyi başardı.
Ali Can, sadece yaşı itibarıyla değil, yetenekleriyle de yaşlıları ve gençleri kendine hayran bırakıyor. Davul çalmaya başladığı ilk günlerde, bazı sokaklarda “Kim bu minik davulcu?” soruları gündeme geldi. Ancak, Ali Can'ın sevimliliği ve enerjisi kimsenin gözünden kaçmadı. Güçlü ve ritmik davul sesiyle sahura kalkmaya hazırlanan mahalle sakinleri, onun peşinden sokakları arşınlamayı tercih etti. Davul sesi, Ramazan ayının nostaljik atmosferini daha da güçlendirirken, Ali Can’ın cıvıl cıvıl bakışları mahalle esnafından ve komşulardan takdir topladı.
Bu yıl, Ramazan ayı boyunca her akşam belirli bir saatte evlerinin önünde toplanan komşuları ve arkadaşları, Ali Can’ı izlemek için bir araya geliyor. Minik davulcu, her akşam adeta bir konser veriyor. Ali Can, kendi küçük sahnesinde keyifli anlar yaşatırken, komşularına da unutulmaz anlar sunuyor. Ali Can’ın sahur davulculuğu, sadece bir eğlence kaynağı olmakla kalmıyor; aynı zamanda toplumsal dayanışmanın bir simgesi haline geliyor.
Ali Can’ın hikayesi, sosyal medyada da hızla yayıldı. Kısa videoları ve fotoğrafları, birçok kişi tarafından paylaşılarak viral oldu. Ali Can’ın enerjisi ve yeteneği, diğer gençler için bir ilham kaynağı oldu; davul çalmayı öğrenmek isteyen birçok çocuk, onun izinden gitmek istiyor. Türk toplumunun unutulmaya yüz tutmuş geleneklerinden biri olan Ramazan davulculuğu, böylece yeni bir nesil tarafından yeniden canlandırılmaya çalışılıyor.
Ali Can’ın başarısı, ailesi ve öğretmenleri tarafından da büyük bir heyecanla karşılandı. Ali Can’ın babası, “Oğlumun bu kadar ilgi görmesinin, halkın sevgisini kazanmasının verdiği mutluluğu anlatamam. Ali, en başta kendisi eğleniyor, ardından mahalle halkı eğleniyor. Sanki minik bir yıldız gibi parlıyor!” diyerek duygularını ifade etti. Annesi ise, “Ali Can her akşam sahura kalkmak için sabırsızlıkla bekliyor. Onun neşesi ve enerjisi, Ramazan ayının ruhunu yansıtıyor,” sözleriyle duygularını paylaştı.
Ramazan davulculuğu, geçmişte olduğu gibi gelecekte de kendine yer bulacak bir gelenektir. Ancak, bu gelenek Ali Can gibi minik yetenekler sayesinde yeniden hayat buluyor. Minik davulcu, sokaklarda çaldığı davulla birlikte sadece bir müzik sesi değil; aynı zamanda dostluk, dayanışma ve sevgi gibi duyguları da taşıyor. Ali Can’ın hikayesi, bu Ramazan ayı boyunca sadece bir eğlence kaynağı değil, aynı zamanda çocukların hayallerini gerçekleştirmeleri için bir motivasyon unsuru olmayı da başardı.
Bu yıl Ramazan’da, minik Ali Can çektiği ilgiyi ve sevgi dolu bakışlarıyla birlikte, geleneksel değerlerin ve kültürel mirasın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Onun çaldığı davulun sesi, sadece bir uyarı değil, aynı zamanda geçmişten gelen bir geleneğin yeniden hayat bulması için bir çağrıydı. Ali Can’ın hikayesi, sadece kendi sokaklarında değil, tüm Türkiye’de yankı bulmaya devam ediyor.
Ali Can, şimdiden birçok yerel medya tarafından haber yapıldı ve sosyal etkinliklerde de yer almak için teklifler almaya başladı. Sadece bir çocuk olarak değil, aynı zamanda toplumun kültürel hafızasının taşıyıcısı olarak kabul edilen bu minik yetenek, Ramazan boyunca kendisine ayrılan bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeyi planlıyor. Ali Can’ın hikayesinin, diğer çocuklar için bir örnek teşkil etmesi ve Ramazan'nın ruhunu daha da güçlendirmesi dileğimizdir.